Yeşil Kanatlarda biz birbirini etkileyen ve derinden bağlantılı ağlar bütünü olduğuna inandığımız ekosistemin mevcut, insan kaynaklı sorunlarına da bütüncül bir yaklaşımı savunuyoruz. Sosyal gerçekliklerin yarattığı çaresizlikler, hayvan sömürüsü, doğa katliamı, insan merkezcilik ve eşitsizliği körükleyen ideolojilerin üretimi dünyanın her yerinde insanların yüzleştiği ve bütün canlıları olumsuz etkileyen güncel krizin dışavurumlarıdır.

Ağaç! Yaşam! Özgürlük!

Varacağımız geleceği bu süre boyunca yine biz şekillendireceğiz! Nasıl bir dünya istediğini düşle ve inisiyatif al! Yeşil Kanatlarda buluşalım. Birlikte öğrenelim, savunalım, sevinelim!  

Etkilerin seni bitirmeden sen etkilerini bitir! 

Dünyanın iklimi değişmektedir. Normal şartlar altında da değişmesi beklenen iklim, insan kaynaklı sebeplerle bu değişimi daha hızlı ve doğal olmayan yollarla yaşıyorken aslında bu sebepler de uzun zamandır bilinmekte ve üzerinde düşünülmektedir. İklim değişikliği dediğimizde kastedilenin tam olarak ne olduğunu genel çerçevesiyle anlatmaya çalıştık. Öncelikle bazı kavramları hatırlayalım:

Hava nedir? – Hava çeşitli gazların bir arada bulunmasıyla ortaya çıkan karışımdır. Günlük olarak dışarıda gördüğümüz ve hissettiğimiz değişikliklerin bütünüdür. Bir gün yağmur yağarken ertesi gün güneş açabilir. Bazen soğuk hissedilir, bazen sıcak. Hava aynı zamanda bölgeden bölgeye değişir. Bir yerdeki insanlar şort giyip dışarıda oynarken, uzak bir yerdeki insanlar kar küremeyle meşgul olabilirler.

İklim nedir? – İklim ise bir yerin tipik hava durumudur. Mevsimlere göre bölgeler sıcak veya soğuk koşullardan geçerler. İklim mevsimsel olarak değişir. Farklı yerler farklı iklimlere sahip olabilirler. Nispeten soğuk bölgelerle sıcak bölgelerin farkı o bölgenin o mevsimdeki ikliminden dolayıdır.

Ayrıca, Dünya’nın genel iklimi kavramı da mevcuttur. Dünya’nın iklimi, dünya genelindeki tüm iklimleri bir araya getirdiğimizde elde ettiğimiz bütündür.

Peki değişen nedir? – Özellikle endüstriyel devrimlerden bu yana havaya salınan zararlı gazlar sebebiyle bu mevsimsel değişiklikler normalin altında veya üstünde seyretmektedir. Yani bu değişimin doğal boyutunun yanında bir de etkisi çok daha yıkıcı ve hızlı olan insan faaliyetleri söz konusudur. Değişen esas itibariyle Dünyayı kaplayıp yaşam oluşumu için elverişli ortamı sağlayan atmosferin içeriğindeki bazı gazların oranıdır. Basitçe Karbon, Metan ve diğer, arttığında bizler için ölümcül olabilecek gazlar mevcuttur.

Atmosferdeki enerjiyi emen ve sıcaklığın uzaya salınımını yavaşlatan belirli gazlar bütününe Sera Gazları ve sebep oldukları bu sıcaklık artışına ise Sera Etkisi denmektedir. Doğal gidişatında zararsız olan bu etki insan kaynaklı değişimler sebebiyle ölümcül boyutlara varmaktadır. Fosil yakıt kullanımı yani petrol, kömür ve gaz elde edilmesi aşamasında havaya salınan ve atmosfere ulaşan tonlarca karbon ve b. sera etkisini doğal olmayan yollarla artırmakta ve Dünyadan ayrılması gereken sıcaklığı atmosferde hapsetmektedir. Atmosfer bu miktarlarda karbondioksit, metan, diazotoksit ve hatta su buharıyla dolduruldukça ısının gezegenden ayrılması için atmosfer tabakasının gereken geçirgenliği azalmakta ve ısı atmosferde haps olmaktadır, bu da bizim her sene küresel ölçekte yaşadığımız ısınmanın esas sebebidir.

Bu durum aynı şekilde soğuma için de geçerlidir. Gezegen iklimi soğukların ve sıcakların normalin çok üzerinde veya çok altında seyrettiği ve yaşamın bütünü için elverişli ortamın süratle değiştiği ölümcül sınırlara yaklaşmaktadır.

Peki etkiler nasıl anlaşılabilir? – İklim değişikliği sebebiyle örneğin bazı bitkilerin ömrü kısalmakta bazılarının ise artmaktadır. Burada önemli olan bu mevsimsel normların değişmesi ve mevsimlerin kendi doğalarına uygun koşullarda seyretmediği gerçeğidir. Gezegendeki canlılar yüksek karbon ve ısı seviyesine uyum sağlayacak şekilde evrimleşmediğinden bu, mevcut durumda bir çok doğal ortamı olumsuz etkileyecek ve kuraklaşma, deniz seviyesinin yükselmesi ve b. sonuçlarla birlikte tür kaybı artacaktır. Bu türlerle bir arada evrim geçirdiği için insan da hem iklimin hem çevre yaşamının etkisiyle çok ağır sonuçlara maruz kalmak zorunda olacaktır. Bununla birlikte artan şehirleşme ve insan nüfusu daha fazla gıda üretimi gerektirecekken dünyanın kurak olan büyük kısmı bunun için elverişsiz olacaktır. Şehirleşme zorunlu olarak arttığından yeşil alan kıyımı da artacak ve kaybedilen her doğa alanı iklimin daha yaşanamaz sonuçlar ortaya çıkarmasına sebep olacaktır.

Ne yapabiliriz? – kişisel olarak yapabileceklerimiz görece sınırlıdır ve bunlar atmosferin karbonla dolmasının esas sebeplerinin karşısında oldukça güçsüz kalacaktır. Elbette şahsi sorumluluklarımızı doğaya ve yaşama karşı hissetmeli ve yerine getirmeliyiz fakat aynı zamanda soluduğumuz havayı metan karbon ve diğer bir çok endüstriyel faaliyetin sonucu olan zararlı gazlarla dolduran esas sebepleri- fosil yakıt kullanımını, tüketim çılgınlığında ortaya çıkan aşırı ve gereksiz üretimi, dolayısıyla tüketime heveslendirme politikalarını ve hayvan kıyımını durdurmak için her zaman farkındalık oluşmasına sebep olmalı, doğanın ve doğal alanların korunmasını veya buralara müdahele edilmemesini talep etmeliyiz.

Biz bütün bunların gerçekçi, bütüncül bir sosyal ekoloji sayesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz.

Etkinliklerimiz:

Özgür Kanatlar Antalya

Designed with WordPress